İnternetin Tarihsel Gelişimi

İçinde bulunduğumuz 21.Yüzyılda McLuhan’ın söylediği gibi dünya artık global bir köy halini almıştır. Küreselleşmenin en önemli itici güçlerinden birisi olan teknolojinin inanılmaz hızda gelişimi beraberinde birçok kavramın ortaya çıkmasına neden olmuştur. Günümüz küresel dünyasında bilgi ve iletişim teknolojilerinin en önemli sonucu olarak internet kavramı karşımıza çıkmaktadır (Davison&Chen,1995: 732; Glowniak, 1998:136).

İnternetin, teknolojinin aldığı boyutun bir sonucu olarak günümüz dünyasının yaşayış biçimlerini değiştiren ve yeniden şekillendiren olağan üstü bir olgu olarak nitelendirilebilir. Tanım olarak internet; birbiri ile standartlar uyarınca bağlanmış etkileşimli ağlar topluluğudur (Yayla, 2010:6). Economides (2007:2)

interneti, dünya genelindeki bilgisayarların birbirine bağlanıp veri akışı gerçekleştirmesine olanak sağlayan çok geniş bir küresel ağ olarak tanımlamaktadır. Birbirine bağlı bilgisayarlar arasında iletişim internetle sağlanmaktadır. Genel bir ağ çatısı altında bulunan pek çok bilgisayar internet vasıtasıyla birbirine bağlanmakta ve birbiriyle veri alışverişinde bulunmaktadır. Gelişim sürecine bakıldığında internet, ulusal savunma amacıyla geliştirilmesine rağmen çok kısa bir süre içerisinde modern hayatın ve ticari yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. İnternetin icadı günümüzde bir devrim olarak nitelendirilmektedir. İnternetin tarihsel süreci 1960 yılı ile başlamaktadır. 1960’lı yıllarda Amerika’nın Rusya, Küba ve Vietnam ile yaşadığı soğuk savaş ve nükleer çatışma tehdidi yüzünden savunma amaçlı projelere büyük harcamalar yapılmaktaydı. Buna bağlı olarak internet 5 ilk olarak 1960’lı yılların başında askeri ve bilimsel araştırma ve geliştirme alanında, bilgisayarlar yardımıyla bilgi paylaşımının mümkün olabileceğinin düşünülmesinin de etkisiyle, ABD hükümeti savunma biriminin bir projesiyle ortaya çıkmıştır (Aksoy, 2006:11).

1962 yılına gelindiğinde ABD’de Masachusettes Teknoloji Enstitüsü’nden J. Licklider tarafından ilk olarak bilgisayarların birbirine bağlanması fikri ortaya atılmıştır. Bu fikir ARPA (Advanced Research Projects Agency) veya DARPA (Defense Advanced Research Projects Agency) tarafından daha da geliştirilmiş bir sistem olarak ARPANET (Advanced Research Projects Authority Net) adıyla kullanılmaya başlanmıştır (Yayla, 2010:7).

1969 yılında, Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı ARPA biriminin oluşturduğu ARPANET; internetin ilk adımları olarak değerlendirilmektedir. O dönemde günümüzdeki anlamıyla internet bağlantısı kurulmamakla birlikle, günümüzde internetin gelişimi için önemli bir adım niteliğinde olan elektronik ortamda posta gönderimi sağlanmaktaydı (Economides, 2007:2).

ARPANET, o dönemde Savunma Bakanlığı’ndan bütçe alan tüm üniversiteler arasında kullanılmaya başlamıştır. 1973 yılında İleri Savunma Araştırma Projeleri Teşkilatı’nın başlattığı İnternetting Project adlı projeyle internet alanında önemli gelişmeler sağlanmıştır. Bu proje kapsamında amaç yüzlerce ağı birbirine bağlayan ortak bir iletişim dilini tek bir yönetim merkezine bağlamaktı. Bu bağlamda Apollo program oluşturulmuş böylece farklı ağlar ve bilgisayarlar arasında iletişim kurulması sağlanmıştır. (Sharpe, 2006:4).

İnternetting Project internetin gelişiminde önemli rol oynamaktadır. 1983 yılına ARPANET görevini ABD Ulusal Bilim Vakfı Ağı’na (NSFnet: National Science Foundation Network) devretmiştir. Ulusal Bilim Vakfı ARPANET sistemini NFSnet olarak kullanmaya başlamış yaptığı çalışmalarla internetin gelişimine katkı sağlayarak 1986 yılında bugün dahi kullandığımız internet omurga yapısının temellerini atmıştır. Kullanım kolaylığı ve avantajları ile dünya genelindeki pek çok ağların da NSFnet’e katılmasıyla TCP/IP (İnternet Protokolü ile İletim Kontrol Protokolü) destekli 6 uluslararası bir bilgisayar ağı olan internet kullanılmaya başlamıştır (Haşiloğlu, 2006 :16).

İnternetin emekleme dönemi sayılabilecek bu yıllar genel ağ bağlantısının ve bilgisayarların birbirleriyle uyumu sağlama ve haberleşme üzerine gelişmelerin sürdüğü yıllar olmuştur (Gökaliler, 2010:66).

ARPANET özellikle 1990 yılından itibaren tüm dünyadaki binlerce bilgisayarın bir ağ üzerinde toplanmasına ön ayak olmuştur (Kalkota & Whinston, 1996:22-23).

Bildiğimiz anlamda internetin sivil kullanıma açılabilmesi 1990’lı yıllarda Yüksek Kapasiteli Bilgi İşlem Kanunu’nun (High Performance Computing ACT) kabul edilmesiyle gerçekleştirilmiştir. 1990’lı yılların ilk yarısında birbiri ardına geliştirilip piyasaya sürülen yazılım ve onu tamamlayan diğer unsurlar ile internet hızla ticarileşmiş ve kullanımı yaygınlaşmaya başlamıştır.Bu dönemde internet, dünyada araştırma ve eğitim aracı haline gelmeye başlamasının yanı sıra ticari alanda kullanılmaya başlanmış ve ticaretin iş yapış şekillerini değiştirmeye başlamıştır(Graham, 1999 :22).

Genel olarak değerlendirildiğinde internet ilk olarak 1969 yılında ABD’de savunma projesi olarak ARPANET adında ortaya çıkmıştır. ARPANET sadece elektronik posta gönderme amaçlı kullanılmıştır. Bu bağlamda ARPANET internetin ilk adımını oluşturmaktadır. ARPANET üniversitelerce kullanılmaya başlanmış ve iletişim sorunlarını gidermek amacında olan Internetting Project adlı projeyle geliştirilmiştir. 1983 yılında ARPANET görevini Ulak Bilim Vakfına devretmiş ve NFSnet adıyla kullanılmaya başlanmıştır. NFSnet internet omurga yapısının temellerini atmış dünya çapında binlerce binlerce bilgisayarın birbirine bağlanmasını sağlamıştır. 1990’lı yıllarda Yüksek Kapasiteli Bilgi İşlem Kanunu’nun kabul edilmesiyle internet sivil kullanıma da açılarak yaygınlaşmaya başlamıştır. Günümüze kadar gelişimini olağanüstü bir hızla devam ettirmiş ve gerek sosyal gerek ticari yaşamda günümüz küresel dünyasında vazgeçilmez bir olgu olarak yerini almıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir